5 günde 3 ülke karadağ - hırvatistan - bosna hersek


Mostar - Kotor (230 km)

Çağatay Gürtürk Çağatay Gürtürk 20 Ağustos 2010 16:53  
Mostar, benim tarihi önemi sebebiyle özel olarak görmek istediğim ve yakınlarından geçiyorken atlamak istemediğim bir şehir oldu. Mostar'ı da gezimize ekleyerek ülke sayımızı 3'e çıkarmış olduk.
Çağatay Gürtürk Çağatay Gürtürk 20 Ağustos 2010 17:01  
Bosna-Hersek sınır geçişleri oldukça rahat şekilde. Bosna, biz Türk vatandaşlarından vize istemiyor ve Hırvatistan'ın aksine bir sorgu sual aşamasından geçmeden rahatlıkla geçiş yapabildik. Bosna-Hersek yolları genelde gidiş geliş ancak trafik yoğunluğu fazla olmayan temiz yollar. Tabelalar latin ve kiril harfleriyle ayrı ayrı yazılmış ve yeterince açıklayıcı şekildeler.

Biraz kaybolma hikayemizi anlatırsam, Dubrovnik'ten Neum yolunu izlemek gerekirken GPS'imizin azizliğine uğrayıp Dubrovnik'ten hemen kuzeye çıkarak kimsenin gelip geçmediği bir sınır kapısından Bosna-Hersek içerisine girdik. Kapıyı geçtikten hmeen sonra rastladığımız ingilizcesi zayıf bir adamdan rehberlik aldık ve 30 km ileriden sola girmemiz gerektiğini belirtti. GPS'te de sola dönen iki yol vardı ve biz ilk girişten, yani sonu tek şeritli hayatımda ilk kez gördüğüm bir patikamsı yola dönmüş bulunduk. 1 saat boyunca bu yolda ilerledik ve en son bir köye ulaştık. Buradan geri döndük ve ilginç bir deneyim sonrası doğru yolu bularak Mostar'a ulaştık.
 
Çağatay Gürtürk Çağatay Gürtürk 20 Ağustos 2010 17:03  
Mostar, Osmanlı döneminin etkilerini hala üzerinde taşıdığı bilinen bir şehir. Yugoslavya iç savaşında hırvatlarca bombalanan Mostar Köprüsü birkaç yıl önce aslına sadık olarak Türkiye hükümetince tekrar yapıldı. Zaten şehrin en önemli turistik çekim noktası da bu köprü ve etrafı denebilir.

Köprünün bir kısmı müslüman boşnaklar, bir kısmı ise katolik hırvatların yerleşim alanları halinde. Şehirde hala sessiz bir gerginlik yaşanıyor gibi.
Çağatay Gürtürk Çağatay Gürtürk 20 Ağustos 2010 17:06  
Yemek için tavsiye edebileceğim tek ve en iyi mekan, köprünün hemen etrafında sorarak bulunabilecek Şadırvan Restoran. Fiyatlar uygun. Önerebileceğim yemekler, köfteye benzeyen cevapcici, şiş kebap ve güveç olabilir. Farkedilebileceği gibi şadırvan, boşnak yemekleri yapan ama yemeklerin tümünün Türk yemeklerine benzediği bir restoran. Bahçesiyle beraber açık havada keyifli bir yemek fırsatı sunuyor. Yemekten sonraysa Türk kahvesinin iki katı büyüklükte servis edilen ancak lezzet ve pişiriliş tekniği olarak Türk kahvesinin aynısı olan Boşnak kahvesi içilebilir.
 
Çağatay Gürtürk Çağatay Gürtürk 20 Ağustos 2010 17:08  
Köprünün doğu yakasındaki cadde, şehrin tüm kalabalığının toplandığı iki taraflı dükkanlarda hediyelik eşya vb. alışverişlerin yapılabileceği bir yer. Bosna-Hersek'in para birimi olan maraka'yı çeşitli döviz bürolarından kolayca çevirmek mümkün. Kuna veya Euro'nun yanı sıra Türk Lirası da kabul ediyorlar. Ancak Euro veya Kuna bulundurmak daha mantıklı olabilir.
 
 
Çağatay Gürtürk Çağatay Gürtürk 20 Ağustos 2010 17:09  
Son söz olarak Mostar için gidilen yola fazlasıyla değdiğini söyleyebilirim. Orada karşılaştığımız Türk turist grubu ve italyan arkadaşımızdan Saraybosna hakkında da büyük övgüler aldık ancak Dubrovnik'e o gece geri dönmemiz gerektiğinden maalesef oraları göremedik.
Çağatay Gürtürk Çağatay Gürtürk 20 Ağustos 2010 17:15  
Dubrovnik'ten gece 12'de çıktığımızda bu kez gerçekten kullanılması gereken güzergah olan Mostar-Neum-Dubrovnik güzergahını kullandık. Mostar çıkışında elimizdeki son 70 Marakayla gayet ucuz olan benzini alıp yola koyulduk.

Burada bir şeyi eklemem gerekiyor. Genelde bu yolları kullanan gurbetçiler, sürekli olarak eski yugoslav ülkeleri hakkında korku salıp dururlar. Rüşvetçi polisler, yolun ortasında durduran gaspçılar vs gibi. Geçirdiğim 5 gün boyunca, Mostar'dan Dubrovnik'e ulaştığımız gece yolculuğu da dahil olmak üzere bu ülkelerin en az Türkiye kadar güven verdiğini söyleyebilirim. Bu konuda çekinceleri olan kimseler kesinlikle endişeye kapılmasınlar.

Bu kez kullandığımız güzergah Neum'dan geçiyor demiştik. Neum, Bosna Hersek'in deniz kıyısındaki tek kendi ve Dubrovnik bölgesini Hırvatistan'ın aslından bölüyor. Şöyle ki, Dubrovnik'ten Hırvatistan'ın kalan bölgelerine gitmek için Bosna-Hersek'ten geçmek durumundasınız. Bu sebeple biz de pasaportlarımızı damga manyağı haline getiren bu durumun azizliğine uğradık. Mostar'dan deniz kıyısına doğru inerken önce Hırvatistan sınırları içerisine girdik. Yarım saat sonra Neum'a vardığımızda Hırvatistan'dan çıkıp tekrar Bosna-Hersek'e girdik ve 10 dakika sonra son kez olmak üzere Hırvatistan'a tekrar giriş yaptık. Bu giriş çıkışlarda endişelerimin aksine Hırvat sınır polisleri iki gün önce yarım saat sorguya tutan Hırvat polisine benzer hiçbir sıkıntı yaşatmadılar. Gece 2'de o kimsenin geçmediği sınırlardan sırp plakalı bir araçla gelen 3 Türk'ü görünce belki biraz şaşırmışlardır.

Bu sınır geçişleri sonrası nihayet son günümüzü geçireceğimiz Dubrovnik'e 6 saatlik bir aradan sonra tekrar vardık.
 
Çağatay Gürtürk Çağatay Gürtürk 20 Ağustos 2010 17:27  
Ertesi günü uyandık ve öğlen vakti bizi Dubrovnik'te besleyen pansiyoncu teyzeyle hatıra fotoğrafımızı çektirip yola koyulduk. Hedefimiz tekrar Karadağ sınırlarından içeri girip Kotor ve Budva olacaktı.

Yolda can sıkıntısından olsa gerek, üzerine MNE yazdıkları kağıtla otostop yapan bir çifti durup arabaya aldık. Belgrad yakınlarında yaşadığını öğrendiğimiz Slovakya'da okuyan sırp bir çiftti. Ortamın yerlilerini bulunca fırsat bu fırsat, çeşitli sorularımla onları boğdum. Kendileri de bizim gibi Budva'ya gidiyorlardı ancak bizim niyetimiz Kotor'da durup orayı da gezmek ve yemek yemek olduğundan ötürü Kotor'da bizden ayrıldılar ve yollarına devam ettiler. Bu arada Hırvatistan-Karadağ sınırını da çok sıkıntısız şekilde geçtiğimizi eklemem gerekiyor.
 
Çağatay Gürtürk Çağatay Gürtürk 20 Ağustos 2010 17:29  
Kotor'da ilk işimiz kahvaltı niyetine güzel bir yemek yemek oldu. Limanda bulunan güzel bir restorana oturduk ve birbirinden güzel ve ucuz yemekleri yemeye koyulduk. Benim tercihim ingilizcesi montenegrin steak olan bir yemek oldu. Domuz eti arasına domuz pastırması konarak pişirilmesi suretiyle elde edilen lezzetli ve doyurucu bir yemekti.
 
Çağatay Gürtürk Çağatay Gürtürk 20 Ağustos 2010 17:33  
Yemek sonrası Kotor kalesinin içerisindeki stari grad (eski şehir) gezmesine koyulduk. Kotor'u benzettiğim yer daha önce gezdiğim İtalya'nın Siena kenti oldu. Ancak maalesef Karadağ, yeterince tanıtılamıyor diyebiliriz. 80-90 km ilerideki Dubrovnik yabancı turist baskınına uğrarken bu güzel şehrin çeyreği kadar bile turist çekemiyor olması biraz üzücü.

Fotoğraflardan zaten stari grad'ın güzelliklerini görebileceksiniz. O sebeple çok da anlatmaya gerek duymuyorum.
 
Çağatay Gürtürk Çağatay Gürtürk 20 Ağustos 2010 17:34  
Kotor'da geçirdiğimiz birkaç saat sonrası tatilimizin bundan sonraki vaktini geçireceğimiz Budva'ya doğru yola koyulduk. Koca körfezi yazlık evlerin arasından denize sıfır yolda 30 kilometre/saat hızla dolaşma çılgınlığını yaşadık.
Bu etabın geçtiği ülkeler: Bosna Hersek Montenegro
« Önceki etap | Sonraki etap »

Kullanıcıların Yorumları

Hakan İldiri Hakan İldiri 21 Ağustos 2010 21:45
guzel video olmus gencler, elinize saglik! yakismis tanitim videosu olarak.

cagatay, sollanmaz yerde araba sollamissin, olmamis dostum :)
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız.
Üye değilseniz kayıt sayfasından olabilirsiniz.

Videolar

  •  5 günde 3 ülke karadağ - hırvatistan - bosna hersek

Galeri

  •  5 günde 3 ülke karadağ - hırvatistan - bosna hersek
  •  5 günde 3 ülke karadağ - hırvatistan - bosna hersek
  •  5 günde 3 ülke karadağ - hırvatistan - bosna hersek
  •  5 günde 3 ülke karadağ - hırvatistan - bosna hersek

Katılanlar

  • Çağatay Gürtürk
  • Emre Dirağ
  • Vadi Efe