Dünya » Avrupa » İtalya İtalya » Venedik

Hakan İldiri Hakan İldiri 28 Mart 2010 21:36  
Arabayla Venedik'i ziyaret edenlere ilk elden söylemem gereken bir şey var: Otopark çok pahalı. Otopark olayında sürümden kazanamayacağını farkeden Venedikliler durumu fahiş fiyatlarla sundukları çok katlı otopark çözmekte bulmuşlar. Adaya ulaşan köprü zaten bittikten sonra otobüslerin bulunduğu bir meydan ile birleşiyor. Yanlış hatırlamıyorsam orada da yaklaşık olarak üç adet kapalı otopark var. Fiyatları birbirinden farksız. Otoparkın saati 7 euro. İşin traji komik tarafı arabanın anahtarını üstüne bırakmanızı istiyorlar. Bir de üstüne üstlük hiç bir sorumluluğu kabul etmeyeceklerine dair oraya buraya tabela asmışlar. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu derler adama. Arabayla bu şehre geldiyseniz belli bir miktar paranın otoparka gideceğini göz önünde bulundurun ve üzülmeyin derim.
 
 
Hakan İldiri Hakan İldiri 28 Mart 2010 21:39  
Adanın ortasında, Rialto'ya yakın bir yerde Burger King var. Ucuza yemek isteyenlere, pizza ya da makarnadan sıkılanlara tavsiye edebilirim. Hard Rock Cafe'in Venedik şubesi ise standart Hard Rock Cafe fiyatlarında ama kısmen daha kaliteli menüleri sizlere sunuyor.
 
Hakan İldiri Hakan İldiri 28 Mart 2010 21:49  
St Mark's Campanile: Piazza San Marco meydanında bulunan bu kulenin tepesine çıkmak için 8 euroluk bir ücreti vermeniz gerekiyor. Çok matah bir olayı yok aslında ama Venedik'e kuşbakışı bir bakmak, birkaç foto çekmek isteyenlere tavsiye edebilirim. 1549 yılında inşası biten kule 1902 yılında yapım hatasında dolayı çökmüştü. An itibariyle orada göreceğiniz Venedik belediyesinin yeniden diktiği imitasyonudur.
 
Hakan İldiri Hakan İldiri 28 Mart 2010 21:55  
Venedik maskeleriyle ünlü bir şehir. Her fiyat aralığında ve her kalitede maske bulabilirsiniz. Bence böyle bir hediyeye sahip olmadan memlekete dönmeyin, çok güzel bir hatıra oluyor nitekim. "Venedik maskesi bu" diye açıklama yapmanın da ayrı bir havası mevcut. Yine Rialto'nun yakınlarında bir yerde "Eyes Wide Shut" filminin özel maskelerini de tasarlamış antik maske dükkanını gezebilirsiniz. Çok sıcakkanlı bir sahibi var.
 
Çağatay Gürtürk Çağatay Gürtürk 30 Nisan 2010 21:42  
venedik şehri denizin ortasındaki meşhur adalardan ve karadaki kısmından oluşur. milano'dan gelen a4 otoyolu, bologna'dan (italya'da her yol roma'ya değil bologna'ya çıkar. yani bologna'dan gelen yol tüm italya'nın güneyinden geliyordur.) gelen a13 ile padova'da birleşip venedik'ten geçer ve trieste'ye doğru uzanır. bu otoyollar ücretli yollardır ancak italyan otoyolları genel olarak makul ücretlerdedir.

venezia çıkışı görülüp otoyol terk edildiğinde ortaya çıkan görüntü insana yanlış venediğe mi geldik sorusunu sorduracak kadar rezalettir zira ortam uzun bacalı fabrikalarıyla kocaeli dilovası'nı andırmaktadır. venedik şehrinin normal halkı marghera denen bu bölgede oturur ve burada teknik gezi için gelinmediyse turistik açıdan ilgi çekici ortam sayısı yazıyla sıfırdır. konaklama olarak yazılı kaynaklarda batıdaki fusina diye bir bölgeyi önerirler ancak burası şehre 30 kilometre uzaklıkta, ıssız bir orman içerisinde beş para etmez konaklama mekanlarıyla dolu bir yerdir. lonely planet'e değil bana güvenin. adaya şehre bağlayan köprünün doğusuna geçildiğinde türkiye'de olsa haftasonu türk girişimcisinin sekreterini atacağı cinsten oteller bulunmaktadır. hiç aranmadan marco polo havalimanının yakınlarındaki alba d'oro camping konaklama için tavsiye edilebilir.

venedik'i kendi aracıyla ziyaret edenler için araçla adanın içine gitmek büyük bir aptallıktır. zaten köprü adaya vardığında bir meydana çıkılır ve oradan ileriye araç trafiği yoktur. meydanda bulunan otoparklar fahiş fiyatlarla hizmet vermekte (24 eur/12 saate kadar ne kadar kalırsan, 30 eur/24 saat) üstüne üstlük "araçları kilitli bırakmak yasaktır hırsızlıktan da sorumlu değliz" gibi hırsızı ve berlusconi'siyle ünlü bir ülkeyle cuk oturan garip uygulamalara sahiptir. bunun yerine aracı şehirde bırakıp trenle köprüden veya sık çalışan teknelerle denizden adaya ulaşım çok daha makuldur.

ada içerisinde ulaşım oranın iett otobüsleri olan büyük teknelerle sürmektedir. gondola binmenin kişiyi sadece fes takıp fotoğraf çekinen ingiliz turist konumuna düşürmekten başka bir fonksiyonu yoktur. adanın görülecek her yeri yürünerek gezilip başlanılan yere de tekneyle dönülebilir. tekneler kalabalıklık açısından metrobüs'ü aratmamakta, dışarıdan bakıldığında içindeki insanlarla bangladeş'teki nehir gemilerini andırmaktadır. ahir ömrümde görmüş olayım şiarıyla hareket edenler için 1 günde venedik halledilebilir. silme turist olan yerlerden çok hazzetmiyorsanız venedik üzerinizde büyük bir etki yaratmayacaktır.

imkan varsa venedik'ten 250 km yol gidip slovenya'ya geçerek ljubljana'yı da görürseniz pişman olmazsınız.
 
 
 
Olcay Bayram Olcay Bayram 27 Ekim 2010 09:54  
16 Ekim Venedik

Haftasonu Venedik üzerinden Milano’ya dönmeyi planlıyordum ve Graz Üniversitesi’nden bir grup (çoğunlukla Erasmus) öğrencinin Venedik’e günübirlik gezi yapacaklarını öğrendim. Ben de o kafileye katılıp otobüsle Venedik’e gittim. Turist rehberinden bahsediliyordu ama rehber otobüste birkaç yer anlattı ve bir harita verdi. Venedik’e vardığımızda bütün grup çil yavrusu gibi dağıldı. Yine tek başıma kalmıştım. Venedik’i ya ben kafamda çok büyütmüştüm ya da pazarlaması çok iyi yapılmış bir şehir. Bazen (tahminen gel gitlerde) sokakları bile sular altında kalan bir şehir. İyi ki turizm sezonunda gitmemişim çünkü bu zamanda bile akıl almaz bir kalabalık vardı. Hint ve Türk turistlerin çoğunlukta olduğunu düşünüyorum ya da algım özellikle onlara yönelmiş olabilir. Ayrıca Hintli bir grup film de çekiyordu. Hint film sektörü için büyük bütçeli bir yapım olmalı. Bilmeyenler için; Hint film sektörü yani Bollywood, küçük bütçeli örnek olarak tek bir kahvehanede gösterilen filmler gibi yapımlarla toplamda Hollywood bütçesini geçmektedir. Bu da bana PHP web sayfaları ile .NET sayfaların arasındaki ilişkiyi anımsatır. Konudan da böyle sapılır.

Şimdiye kadar milyonlarca kez gördüğünüz Venedik fotoğraflarından başka diyecek bir sözüm yok. Kanallar, helikopter kiralamaktan pahalı gondollar, yapışkan seyyar satıcılarıyla sulak şehir. Yankesicilere de dikkat etmek lazım. Kilise girişinde çantamı emanete bırakmamı söylediler. Emanet şaşırtıcı şekilde ücretsiz olmasına rağmen pek güvenim olmadığı için hızla gezip çantamı geri aldım. Her şeyin ücretli ve pahalı olduğu bir şehir notunu ekleyelim çünkü mesela bir kiliseye girdiniz, kilise içindeki ayrı bölümler için de ayrı ücretler isteyebiliyorlar. Son olarak, tur şirketinin tavsiye ettiği Gülen Kedi restoranının da antik zamanlardan beri kapalı gibi duran hali gözümün önünden gitmiyor. Tur şirketini müşteri memnuniyetsizliği adına yaptığı son hamleydi.

Gülen Kedi demişken "le chat qui rit" gibi bir yazımı vardı. İspanyolca ile Fransızca arasında ki benzerlik sayesinde bunu anlayabiliyordum. Hatta lavaş kiri diye bildiğimiz "la vache qui rit"in de gülen inek olduğunu bilirsiniz.

Artık eve gitme vakti gelmişti, önce tren biletimi aldım sonra tren saati gelene kadar istasyonun merdivenlerinde oturup kalabalığı seyrettim. O an güzeldi işte. İstasyon merdivenlerinde oturuyorsunuz, önünüzden büyük kanal akıyor, üzerinde Ferrovia adlı toplu taşıma vaporettoları geçiyor. Toplu taşıma şehrin turistlerinden ayrı yerli halkı da olduğunu hatırlatıyor. Şehirde araba kullanılacak sokak yok. Araba ve otobüsler için bol ücretli otopark adaları yapılmış. O adalardan merkeze geçmek de ayrı ücret.

Hani yanımda sevgilim olsa daha güzel gelir miydi şehir diye düşünüyorum ama hiç öyle romantizm yaşanacak bir yer değil. Kalabalıktan anca dar sokaklara kaçıp kurtuluyorsunuz, oralarda da dar sokaklar bunaltıyor. Fare labirentinde kıstırılmış gibi bir oraya bir buraya akıyor insanlar. Sadece ensesi kalınlar gondollarda sevgilileriyle birlikte. Bir de gondollar, küreklerden ziyade dar kanalların duvarlarından güç alan gondol kaptanlarının bacakları sayesinde yön buluyor.
 

Bu yorum Plansız İtalya Avusturya isimli turda yazıldı
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız.
Üye değilseniz kayıt sayfasından olabilirsiniz.

Kompetanlar

  1. Çağatay Gürtürk
  2. Hakan İldiri
  3. Olcay Bayram

İtalya

Yerel adı: Italia
Nüfus: 57680000
Yüzölçümü: 301316 km²
Nüfus yoğunluğu: 191 kişi/km²
Devlet şekli: Cumhuriyet

Yakınlarında